8 Eylül 1999 tarihinden sonra, yani 2000’li yıllarda iş hayatına atılanlar için emeklilik adeta uzun soluklu bir maraton. EYT trenini kıl payı kaçıran milyonlarca çalışan için normal şartlarda emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde ise 60’tan başlıyor. Peki, “Ben o yaşa kadar nasıl çalışacağım, hiç mi erken emekli olma şansım yok?” diyenler için sistemin sunduğu bir çıkış kapısı var mı?
Sosyal medyada ve haber sitelerinde sıkça karşımıza çıkan “50 yaşında emekliliğin tek yolu” iddialarının perde arkasını sizin için araladık. SGK mevzuatına göre yaş şartını tamamen ortadan kaldıran veya 50’li yaşlara kadar geri çeken o istisnai durumlar şunlar:
SGK sisteminde yaşa bakılmaksızın emekli olabilmenin en temel yolu sağlık durumudur. Çalışma hayatına girdikten sonra yaşanan bir iş kazası veya ortaya çıkan ağır bir hastalık nedeniyle çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenler “malul” sayılıyor. Eğer adınıza yatırılmış en az 1800 gün (5 yıl) priminiz varsa ve sigortalılık süreniz 10 yılı doldurmuşsa (sürekli bakıma muhtaçlık durumunda 10 yıl şartı da aranmıyor), yaşınız kaç olursa olsun anında emekli aylığına hak kazanıyorsunuz.

Devletin, yükü en ağır olan kesime, yani ağır engelli çocuğu olan annelere sunduğu çok özel bir hak var. 1 Ekim 2008 tarihinden sonra çalışılan her günün dörtte biri (%25’i), annenin toplam prim gününe “bonus” olarak ekleniyor.
İşin en güzel tarafı ise şu: Eklenen bu bonus günler, doğrudan annenin emeklilik yaşından düşülüyor. Yani uzun yıllar çalışan ve ağır engelli çocuğuna bakan bir anne, bu indirim sayesinde 58 yaşını beklemeden, 50’li yaşların başında emeklilik dilekçesini verebiliyor.
İşe girmeden önce veya işe girdikten sonra %40 ve üzeri oranda engeli bulunan çalışanlar, normal yaş bekleme sürelerine tabi tutulmuyor. Vergi indirim belgesi alan bu çalışanlar, engellilik derecelerine ve ilk işe giriş tarihlerine göre kademeli bir sisteme tabi oluyorlar. Örneğin; 2000 ile 2008 yılları arasında işe giren ve %60 civarı engeli olan bir çalışan, ortalama 16-18 yıl sigortalılık ve 4000 civarı prim günüyle, yaş şartına hiç takılmadan emekli olabiliyor.
Maden işçileri gibi yeraltında çalışanlar için SGK kuralları baştan yazıyor. “Yıpranma payı” (Fiili Hizmet Süresi Zammı) sayesinde, madencilerin yeraltında çalıştıkları her yıl için primlerine ekstra günler ekleniyor. Sürekli yeraltında çalışan bir madenci için emeklilik yaşı kanunen 50 olarak uygulanıyor. Diğer ağır iş kollarında (demir-çelik, cam fabrikası vb.) çalışanlar da kazandıkları yıpranma payı sayesinde emeklilik yaşlarını 3 yıla kadar öne çekebiliyorlar.

2000 sonrası işe girenler için “EYT benzeri” koşulsuz şartsız bir erken emeklilik hakkı bulunmuyor. Erken emeklilik kapısı sadece ciddi sağlık sorunları, ağır engellilik durumları veya çok ağır iş kollarında çalışma şartlarına bağlanmış durumda.